turist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turist etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Şubat 2014 Çarşamba

Haritasız Turizm


Elinde haritaya odaklanmış yer arayan turist, İstanbulumuzun adeta bir Galata Kulesi ya da Haliç Köprüsü gibi imgelerinden biri.

Son yıllarda yaşanan Arap turist işgali sırasında bu konuda bir şey dikkat çekici. O da Arap turistlerin harita kullanmaması; genelleme yapmak güzel şeydir.

Acaba analitik düşünce sisteminin oturmamış olması mı, alan hakimiyeti kurma ihtiyacını hissetmemeleri mi bilemedim. Ama elinde harita Arap turist çok gözükmemesine rağmen cebinde harita olmayan Batılı turist çok az.


Turistler ile ilgili gözlemlerim çok fena sürecek.

24 Temmuz 2012 Salı

Sokakta Yemek Lüksü


Elde yemek yasak mı?

Bu kadar elde veya ayaküstü yenilebilecek yiyecek üreten bir toplumda elde bir şey yemek ayıpmış gibi görülüyor.

Bunun nedenlerine gelirsek; bi kere sosyal hayat yaşamdan keyif alma değil yaşadığını pazarlama ve başkalarına hava atma üzerine kurulu. Bundan dolayı yaşamdan keyif alabileceğimiz her nokta yontuluyor; geriye de haftaboyunca haftasonu biyerlere gidip aslında hiç eğlenmeden evlerine dönen insanların hikayelerini dinliyoruz.

Yoldayken yemenin keyfi ayrıdır. Ayakta bir şeyler atıştırmanın zevki ise apayrıdır.

Ha bi de piknik olayı var. İlla mangal yakmana gerek yok. Al marketten jambon, peynir ekmek turşu; böl parçala uzan çimlere, yanına da bişey iç. Yok olmaz, illa bir yere oturulacak; şark kurnazı garsonun “ben bunları nası yolarım” yollu bakışları altında sipariş verilecek, evde annesi yapsa kavga çıkaracağı yemeği yiyip içkiyi içip hesabı ödeyip o garsona da bahşiş bırakmayı ihmal etmeyecek.

La sokak yemeği diye bir terim var. Ayıp yav.

Neyse ki turistlerin “millet ne der”ci bir derdi yok da ülkenin tadını çıkarıyorlar. Yoksa hiç çekilmez buralar…

9 Ekim 2011 Pazar

Turist Sevgisi Bir Başka

Türk kızları ile yazmaya başlasam blogda yer kalmaz ancak anektodlarımı tabi ki paylaşacağım ki hayat kalitemiz artsın.

Bugün şöyle bir olaya tanık oldum. Oturduğum cafe'de iki kız tavla oynuyordu. Yanda da turist (European) bi oğlan oturuyordu. Oğlan geldi kızın yanına oturdu ve sanırım tavla öğretmesini istedi. Ben "ay git sapık" çığlığını beklerken (abartı) büyük bir sempatiklik ve şirinlik ile oğlana tavla öğretmeye başladılar. Oğlanın tavırları: yavşaklık=1, centilmenlik=4 üzerinden oylarsak 1,5 idi. Buna rağmen kızlarımız bi open-minded bi open-minded ki sormayın..

Ilımlı bir şekilde yorumlayım bu olayı diye düşündüm ama o yönde bir kelime bulamadığım için yorum yapmıyorum.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Migros'ta Domuz Avı

Vatan Caddesi Migros'ta gündüz vakti yürüyorum.. İki çekik gözlü kadın (Tayvan, Singapur ?? ) kasap reyonu önündeki görevli ile iletişimsizliğin dibine vurmuşlar. Nedir dedim gittim yanlarına .. bişey anlatmaya çalışıyor..

"Pork", "pig" diyor.. abi dedim domuz soruyorlar.. "haa" dedi. "satmıyoruz.." Dedim "bağyan, satmıyorlar domuz" thank you dedi gitti.

Sonra gezerken kadın gene buldu beni. "excuse me" dedi, "burada domuz satan neresi var acaba?" Burası dediği Fatih. Dedim bulamazsın. Yüzüme garip bakınca da ekledim: "Domuz is forbidden in Islam.!! Allahu Akbar !! " ... "İnsanlar pek domuz eti tüketmezler" dedim. "Ama ben hıristiyanım ondan bla bla" dedi ve teşekkür etti, gitti.

Yani internet var. Efenm bilgi çağı, tek tuşla ulaşamadığımız bilgi yok. E açıp da bakmazlar mı nedir ne değildir diye??... Neyse..