Hayat gelmiş geçiyor... Yaklaşık 2,5 yıl bu blog'a birşey atmamışım. Belki hayattan eskisi kadar tat almamam bunda etkilidir.
Fakat son nefesimize kadar bize bir hediye olan bu hayatın tadını çıkarmamız gerektiğini hiç unutmadım. Sanırım hayatı kayıt altına almamız gerektiğini ise 2,5 yıl sonra tekrar hatırlıyorum.
O zaman kaldığımız yerden devam...
28 Ocak 2017 Cumartesi
16 Haziran 2014 Pazartesi
Metallica Sandık Başına
James ile Kirk playlist tartışması yaparken Lars
içeri girer ve tartışmanın nedenini sorar. Sorunun setlist olduğu cevabını alan
Lars der ki: “O zaman bırakalım da ne çalacağımıza millet sandıkta karar
versin!!”
Evet Metallica bu yaz turnesinde bilet alanların
katılabileceği bir oylama sistemi ile setlisti oylamaya sunuyor. Metallica by
Request adlı olayda herkesin 16 oy hakkı var ve sonuçta ilk 16 şarkı konserde
çalınacak. 17, 18 ve 19 ise son gün SMS oylamasına girecek yani play-off
oynayacak. Kirk Hammett bu fikir çıktığında garip garip sonuçlar çıkacağını tahmin
ettiklerini ama çıkan sonuçların kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını
söylüyor. Çünkü ilk 16 şarkı nerdeyse 20 şarkı etrafında dönüp dönüp dolaşıyor.
Bir tek Finlandiya’da “The Frayed Ends of Sanity” gibi sıradışı bir şarkı
listeye girmeyi başarmış. Bence bunun nedeni müziğin aşırı popülerleşmesinin müzik
zevklerini ortalamalaştırmasıdır-vasatlaştırmasıdır.
Yaklaşık 30 yıldır dünya gençliğini sallayan
Metallica’nın bu başarısının arkasında hem müzikal hem de diğer konularda aşırı
cesaretli olması idi. Müzikal anlamda dinleyiciyi kucaklayabilecek ve fakat
aynı zamanda cesur hamleler onları heavy metal’in en büyük birkaç grubundan
biri (kimine göre en büyüğü) haline getirmişti. Metallica by Request de bu
cesur hamlelerden biri zira ne çalacağını seyirciye sormak cesaret isteyen bir
iş. Sanmıyorum ki çok sanatçı/grup buna cesaret etsin.
Kişisel oylamamı aşağıda paylaştım. Ancak efsane
enstrümental şarkı Orion ile dandik Fuel’in son şarkı olmak için girdiği
inanılmaz mücadele (bu yazıyı yazarken ikisinin oyu eşitti) beni stratejik oy
verme davranışına itti. Orion’a bastım. İstanbul oylama sonuçları için tıklayınız.
13 Temmuz 2014'te efsane grubu izlemek elbette heyecan verecek,
30 yılın hatırına…
Fight Fire With Fire
Ride the Lightning
For Whom the Bell Tolls
Fade to Black
Creeping Death
Master of Puppets
Orion
Welcome Home
(Sanitarium)
...And Justice for All
Blackened
One
The Unforgiven
Nothing Else Matters
Am I Evil?
Phantom Lord
Seek and Destroy
Battery
20 Nisan 2014 Pazar
Eataly Notları
Eataly ile ilgili artılı eksili notlar…
- Konsept yemek yemeyi sevenler için çok cezbedici.
- Foodporn olayı, yani gıda maddelerini yemekten çok izleyesi geliyor
insanın.
- Pizzacıdaki önden verilen zeytinyağı süper.
- Pizzalar lezzetli, yediğim hamburger çok lezzetli.
- User friendly değil, birkaç aksiyonu bir arada yapmak zor.
- Kasap bölümünü zayıf buldum. Daha çok şarküteri çeşidi beklerdim.
- Fiyat olarak marketteki orijinal ürünlerin kimisi hesaplı, kimisi uçuk.
- Sommelier’ler aşırı ilgileniyorlar, yeni açıldığı için değildir umarım.
- Bir tek balık bölümünde yemedim, o da o bölüm çok kötü koktuğundan;
henüz bir çare bulunamamış.
6 Nisan 2014 Pazar
Burgerlab... Aut...
Karaköy’ün “nezih” kesiminde yemek yiyecek çok yer bulamıyorum.
Burgerlab açılınca oraya gittik.
Hamburgerden beklenti ne kadar olmalı? Bence yoğun, sağlıksız ve
doyurucu bir lezzet yeterli. Çok beklenti içine girmemek lazım, eninde sonunda hamburger.
Burgerlab’da 200 gr. et olan en spesyal hamburgeri söyledim. Ekmeği
aşırı pişirmişler, patates kızartmasını aşırı pişirmişler, etten lezzet
alamadım, turşuyu içinde değil yanında veriyorlar nedenini anlamadım, hamburger
23 TL.
Yeni şeyler yapmaya çalışmışlar ama son noktayı koyamamışlar. Çok iyi
paslaşıp da son vuruşta farklı auta giden bir top gibi.
Cıks, olmamış.
25 Mart 2014 Salı
Muhallebicilerin Kurtuluşu
Osmanbey-Pangaltı-Kurtuluş hattındaki yemek
kültürüne hastayım. Oldukça eski ve enfes ve mezeciler ile muhallebiciler
kendine özgü bir yeme kültürünün oluşmasını sağlıyor. Geçen gün oralarda
takılırken birinden çıkıp ötekine girmek suretiyle kendimi ödüllendirdim. Çok
da başarılı bir insan olduğum için kendimi bol bol ödüllendiririm zaten.
Göreme Muhallebicisi, Kurtuluş Caddesi’nde ufak bir
yer. Menemen ve sütlü tatlıları ile meşhur. Millet sırada lan! Menemen milimetrik
ve mikro bir doğa olayı olduğu için dışarıda menemen beğenmem zor. O kısmı
ancak evde kendim tutturabiliyorum ama buranın menemeni meşhur. Sütlü tatlıları
old school bir lezzeti garanti ediyor. Su muhallebisinin üstüne de gül suyu
döküyorlar mis gibi. Kısa yemek molaları için inanılmaz ideal ve samimi bir
mekan.
Şimdi Nişantaşı Şakayık Sokak’ta da yeni bir yer
açmışlar (Kurtuluş’taki küçük dükkanda yer yoktu buraya geldik), Bomonti’de de
bir tane açacaklarmış. Nişantaşı’ndaki mekan oldukça büyük ve daha eli yüzü
düzgün gözüküyor. Pek çok mamulünü ortaya söyledik ve yine sütlü tatlılar;
başta tavuk göğsü olmak üzere tatmin edici.
Dandik fast food karşısında her zaman kaliteli
muhallebiciyi tercih ederim. Tatava yapma git ye !
26 Şubat 2014 Çarşamba
Haritasız Turizm
Elinde haritaya odaklanmış yer arayan turist,
İstanbulumuzun adeta bir Galata Kulesi ya da Haliç Köprüsü gibi imgelerinden
biri.
Son yıllarda yaşanan Arap turist işgali sırasında
bu konuda bir şey dikkat çekici. O da Arap turistlerin harita kullanmaması;
genelleme yapmak güzel şeydir.
Acaba analitik düşünce sisteminin oturmamış olması
mı, alan hakimiyeti kurma ihtiyacını hissetmemeleri mi bilemedim. Ama elinde
harita Arap turist çok gözükmemesine rağmen cebinde harita olmayan Batılı
turist çok az.
Turistler ile ilgili gözlemlerim çok fena sürecek.
9 Şubat 2014 Pazar
Sigaraya Saygı
İşte size yaşanmış pozitif-negatif örnekler:
Örnek olay 1:
Yer: Tekel bayi
Cem: (Dandik Efes’ten başka
marka bulamayınca) Budweiser var mı satıyor musunuz??
Tekelci: (Anasına bacısına
küfür etmişim gibi bir bakış ile) Yohh bizde yohh o satmıoz.
Aynı anda biri girer.
Biri: Kent switch mavi kutu
kısa filtreli mentollü… var mı?
Tekelci: (Arkadaki setten
kafasını bile çevirmeden tek hareketle verir) Tabi buyrun…
Örnek olay 2:
Yer: Askerdeyiz. Jandarma
eğitim taburu. İçtimada dimdik dakikalardır bekliyoruz.
Gerizekalı asker: Gomtanım
sigara içebilir miyiz?
Cem içses: (AHA ŞİMDİ UÇAN
TEKME GELECEK ADAMA.. NİHOHO)
Komutan: (Bir süre düşünür)
Tamam oturduğunuz yerde için ama izmaritleri toplayın.
Cem: ^/+%/^+%’^+/’^(%^)+%^+%=^=+&%
Birkaç gün sonra yine içtimada ayakta dimdik bekleme seansı esnasında:
Gerizekalı asker 2: Gomtanım
çok susadım su içebilir miyiz?
Komutan: (BAĞIRARAK) Siz
nası askersiniz, asker susamaz!!!!! amuğagoduğlarımaskeregelmişsinizsuistiyorsunuz4yılokulokumuşsunuzbidebanamıokudunuz……..
8 Kasım 2013 Cuma
Altı Üstü Jamie's Italian
![]() |
| antipasti |
Dekorasyon oldukça iç açıcı; çizgiler sokak manavı
ya da semt çarşısı havası yaratıyor.
Fiyatlar bu seviye için normal sayılır. Et
ürünlerini içeren antipasti, kum midyeli tagliolini ve penne arrabbiata söyledik.
Söyledik de gelmiyor bir türlü. Henüz 2 hafta bile olmadığı için henüz
oturtamamışlar sistemi. Yakında oturur.
![]() |
| penne arrabbiata |
Neyse delicesine küçük boyuttaki antipasti 25
dakika sonra geldi. Sucuk güzeldi. Bocconcini peyniri de güzeldi, mozzarella’ya
benzer.
Sonunda makarnalarımız da geldi. Tagliolini bariz
tuzsuzdu, öyle planlanmamış atmayı unutmuşlar bence. Penne arrabbiata ise acılıydı,
arkadaşım zor bitirdi.
Ben sevmedim. Lezzet olarak çok bir şey vadetmiyor.
Porsiyonlar ise büyük boy söylememize rağmen tadımlık boyutlarında.
![]() |
| tagliolini |
Her şey organikmiş restaurantta. Bi de şey var,
organik olunca sağlıklı oluyor (buna itirazım yok) ama illa lezzetli olacak
diye bir kural yok.
Jamie hakkındaki fikirlerimi söylemiştim başta, ben
Gary Rhodes üstadı tercih ederim.
31 Ekim 2013 Perşembe
Mums Cafe
Adından anlaşılabileceği gibi
yemek ve tatlılar ev (el) yapımı, kahveler ise kendileri tarafından öğütülüyor.
İddialı olmayım ama cheesecake
hayatımda yediğim en güzel cheesecake idi. Kahvaltı da vardı onu da sonra
deneyeceğiz.
Açılalı henüz 1 ay olmamış,
servis inanılmaz güleryüzlü ve ilgili idi. Karaköy’ün bazı* diğer mekanlarında
hizmet mi alıyoruz dayak mı yiyoruz belli değil (Onlar kendini biliyor).
Şımarana kadar devam…
10 Ekim 2013 Perşembe
Shake Shack Kırıklığı
Amerika’daki orijinali ile karıştırmayın.
Türkiyemizde açıldı.
Mekdonalds hamburgerinden hallice ufak bir burger, küçük patates ve
küçük kola 24 TL. Ne olduğumu şaşırdım. Fiyat/kalite mantıksal zincirini toptan
çökerttiler. Sipariş hazır olduğunda elinize verdikleri şey titremeye başlıyor,
fiyatı gördüğünüzde de siz titriyorsunuz.
Amerika’daki orijinali ile karıştırmayın.
Hamburgerden bir ısırık aldım. Dandik Burger King hamburgerinden bile
kötü. Hiçbir lezzeti yok. Zor bitirdim zaten küçüktü.
Sadece isimle malı götürmek diye buna derim ben. Maalesef son dönemin
en büyük hayal kırıklığı.
Amerika’daki orijinali ile karıştırmayın.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













