Daha sonra İranlı olduğunu öğrendiğim bir turist bişey sordu. İki dakika sorna tekrar geldi.
- Afedersiniz. İngiliz misiniz ?!
-Yoo buralıyım. Türküm.
- Oo Türk müsünüz? İngilizce bilmenize çok şaşırdım.
Yer: Sultanahmet.
30 Ekim 2011 Pazar
9 Ekim 2011 Pazar
Turist Sevgisi Bir Başka
Türk kızları ile yazmaya başlasam blogda yer kalmaz ancak anektodlarımı tabi ki paylaşacağım ki hayat kalitemiz artsın.
Bugün şöyle bir olaya tanık oldum. Oturduğum cafe'de iki kız tavla oynuyordu. Yanda da turist (European) bi oğlan oturuyordu. Oğlan geldi kızın yanına oturdu ve sanırım tavla öğretmesini istedi. Ben "ay git sapık" çığlığını beklerken (abartı) büyük bir sempatiklik ve şirinlik ile oğlana tavla öğretmeye başladılar. Oğlanın tavırları: yavşaklık=1, centilmenlik=4 üzerinden oylarsak 1,5 idi. Buna rağmen kızlarımız bi open-minded bi open-minded ki sormayın..
Ilımlı bir şekilde yorumlayım bu olayı diye düşündüm ama o yönde bir kelime bulamadığım için yorum yapmıyorum.
Bugün şöyle bir olaya tanık oldum. Oturduğum cafe'de iki kız tavla oynuyordu. Yanda da turist (European) bi oğlan oturuyordu. Oğlan geldi kızın yanına oturdu ve sanırım tavla öğretmesini istedi. Ben "ay git sapık" çığlığını beklerken (abartı) büyük bir sempatiklik ve şirinlik ile oğlana tavla öğretmeye başladılar. Oğlanın tavırları: yavşaklık=1, centilmenlik=4 üzerinden oylarsak 1,5 idi. Buna rağmen kızlarımız bi open-minded bi open-minded ki sormayın..
Ilımlı bir şekilde yorumlayım bu olayı diye düşündüm ama o yönde bir kelime bulamadığım için yorum yapmıyorum.
7 Ekim 2011 Cuma
Reign in Blood'ın 25. Yıldönümü
Slayer'ın 1986 yılında çıkardığı efsane albüm "Reign in Blood"ın 25. yıldönümü bugün.Kasedi alıp ilk şarkıyı (Angel of Death) dinlediğimde şok olmuş ve başa sarıp tekrar dinlemiştim. Sonrasında da tüm albümü tabi.
Bu şaheseri üreten Slayer'ı saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Hail !
5 Ekim 2011 Çarşamba
Taksim'de Arap Avı
Gazzeli bi liberalle konuşuyorduk Taksim'deki toplantının ardından meydana yakın bi yerde. Gazzeli beyfendi telefonda konuşurken yanımıza biri yaklaştı.
X kişi
C em
G azzeli
X: Hello, are you Arab. (Arap mısın?)
C: No, i'm Turk. (Değilim. Türküm)
X:But you speak English very well. (Ama çok iyi İngilizce konuşuyorsun.)
C: I'm Turk (Türküm ben).. Türküm ulan.
X: oh ok. but your friend is Arab ha (Ama arkadaşın Arap).. allahu allah allahu allah (Arapça)
G: umursamazca - allahu allah allahu allah (Arapça)
uzaklaştık.
C: Who was that guy? (Kimdi o adam ya)
G: In Taksim they ask Arabs to sell the woman. (Taksim'de Arapları bulup kadın satmaya çalışıyorlar)
C: Oh shit... (Vay canına)
X kişi
C em
G azzeli
X: Hello, are you Arab. (Arap mısın?)
C: No, i'm Turk. (Değilim. Türküm)
X:But you speak English very well. (Ama çok iyi İngilizce konuşuyorsun.)
C: I'm Turk (Türküm ben).. Türküm ulan.
X: oh ok. but your friend is Arab ha (Ama arkadaşın Arap).. allahu allah allahu allah (Arapça)
G: umursamazca - allahu allah allahu allah (Arapça)
uzaklaştık.
C: Who was that guy? (Kimdi o adam ya)
G: In Taksim they ask Arabs to sell the woman. (Taksim'de Arapları bulup kadın satmaya çalışıyorlar)
C: Oh shit... (Vay canına)
24 Eylül 2011 Cumartesi
Fatih Karadeniz Pidecisi
![]() |
| pidenin şekli bu; ama foto başka yerden |
Üst kat açılmış... Yalnız merdivenler öyle sarp ki adeta Karadeniz dağlarındaki yolları anımsatıyor.. Herhalde bölgeden esinti olsun diye böyle yapmışlar.. Düşmek an meselesi...
Turist de geliyor artık. Biz ordayken gastro-turist olduğunu sandığım iki grup vardı..
E bu kadar yenilik olunca fiyatlar da bir parmak yukarı çekilmiş haliyle.. Ayrıca kavurmalı pide de yapmaya başlamışlar. Bu yeni...
Yuvarlak peynirli yumurtalı pide söledik E. ile .. yalnız pidenin altının eskisi kadar kıtır olmadığından şikayet etti E. ve çıkışta dükkancı'ya* söyledi. Tabi abimiz yılların esnafı ve güleryüzle bunun pişmeyle ilgili olduğunu, gevrek söyleseydik ona göre yapabileceklerini açıkladı. Ben şahsen tatmin oldum..
Umulur ki Fatih Karadeniz Pidecisi yeni yüzüyle daha uzun yıllar işini güzel yapmaya devam eder...
11 Eylül 2011 Pazar
Hido Gülüyor Biz Gülmüyoruz
![]() |
| Hido'nun "maddiyat ikinci planda" sözüne hep beraber gülmüşlerdi. |
Neyse... Gelelim Avrupa Baketbol Şampiyonası'na .. Elendik evet ama bi sor neden..??
Dünya ikincisi takıma Enes Kanter ve Emir Preldzic gibi iki aslan parçası monte edilmiş. Daha etkili olmamız gerekirken son 8'e kalamadan elendik.
Bunun bir numaralı sorumlusu tecrübesiz coach Orhun Ene. Ne oyuna müdahale edebildi ne de çoğu maçı kaybetmemize neden olan son topları iyi yönetebildi; ki bunlar tecrübe ile giderilebilen şeyler.
Diğer nedeni ise sorumluluk almasını beklediğimiz oyuncuların elini sıcak topa sürmek istememesi. Hidayet Türkoğlu o kadar de-konsantre olmuş ki turnuvaya o yokken daha iyi oynadığımız gibi kendisinin kritik toplara da pek eli gitmedi hazretin. Benzer şeyler Ersan İlyasova için de söylenebilir.
Bir diğer not da Hidayet'in kaçırdığı toplardan sonra gülmesi. İbrahim Kutluay bile maç sonu Milli Takım'a patlarken "neye gülüyor" diye eleştirdi. Ben de lise hocası mantığıyla doğrudan kendisine sesleniyorum:
Hidayet neye gülüyorsun? Komik birşey varsa söyle biz de gülelim !!
9 Eylül 2011 Cuma
Kazakistan Maçı
Ç. ile Kazakistan maçına gittik. Olabilecek herşey oldu.
Son dakika golü, kaçan penaltı, verilmeyen gol, yenilen garip gol, kırmızı kart, sahaya giren adam...
Maçı da en üstten ve kapalıdan izledik. futbolcuları seçmekte zorlandım. Çok yukarıda kalıyor tribün TT Arena'da..
Ama son dakika golü gibi keyiflisi de yok hani.. En son Milan maçında yaşamıştım bunu... O da ne maçtı..
Son dakika golü, kaçan penaltı, verilmeyen gol, yenilen garip gol, kırmızı kart, sahaya giren adam...
Maçı da en üstten ve kapalıdan izledik. futbolcuları seçmekte zorlandım. Çok yukarıda kalıyor tribün TT Arena'da..
Ama son dakika golü gibi keyiflisi de yok hani.. En son Milan maçında yaşamıştım bunu... O da ne maçtı..
26 Ağustos 2011 Cuma
Beyoğlu'nda Masaları Kaldırıyorlar
@ Beyoğlu with K
- Pardon beyefendi ama masanızı içeri almak zorundayız? İçeri alalım sizi..
- Niye noldu ki?
- Dışardaki masaları kaldırmak zorundayız da; zabıta ekipleri geliyormuş...
- Pardon beyefendi ama masanızı içeri almak zorundayız? İçeri alalım sizi..
- Niye noldu ki?
- Dışardaki masaları kaldırmak zorundayız da; zabıta ekipleri geliyormuş...
11 Ağustos 2011 Perşembe
Katil Karıncalar
Evde karınca paniği var..geçen gün birkaç kez uyandım... karınca ısırığı yüzünden ...
uyandığımda aynaya baktım.. yüzüme yapışmıştı bi tanesi..
katil karıncalar... her yerdeler...
8 Ağustos 2011 Pazartesi
Ramazan Bereketi
Ramazan'da dışarda iftar mı? ı ıhh almayım..Hem yer yok, hem yemekler baştan sağma hem de fiyat kazık oluyor. Kapasitesinin çok çok üzerindeki müşteriye aynı anda yemek servisini sorunsuz yapmak imkansız gibi bir şey zaten.
Bu yıl genel olarak dışarıdaki fiyatları düşük buldum. Ancak gene de kalitesizlikten ödün vermişe benzemiyorlar.
Fix menü diye de geçiriyorlar zaten.
Dışarda yapmıyım diyorum gene zorunda kalıyorum.. peh..
Not: "İftar menünüz var mı" sorusuna "var efenm" diyip normal menüyü gösteren garson gördüm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


